Bir alışkanlığı bırakmaya karar verdiğinizde ortaya pratik bir soru çıkar: Kime söyleyeyim? Cevap sanıldığı kadar basit değil.
Söylemenin faydası
Hedef takibi üzerine yapılan geniş bir meta-analiz, ilerlemenin izlenmesinin ve bu bilginin paylaşılmasının hedefe ulaşma olasılığını artırdığını ortaya koymuştur. Yakın bir kişinin durumu bilmesi, zor anlarda işi kolaylaştırır.
Söylemenin ters teptiği durum
Öte yandan 2009’da yayımlanan bir dizi deney, bir niyeti ilan etmenin bazen kişide o hedefe ulaşılmış gibi erken bir tatmin duygusu yarattığını ve harekete geçme çabasını azaltabildiğini göstermiştir. Yani herkese duyurmak her zaman iyi bir fikir değildir.
Pratik bir orta yol
İki ya da üç kişiye söyleyin: birlikte yaşadığınız kişi, en çok vakit geçirdiğiniz arkadaş ve gerekiyorsa bir iş arkadaşı. Sosyal medyada duyurmak çoğu kişi için gerekli değildir.
Ne söylemeli?
Ayrıntılı hedefler yerine sınırı söyleyin: “Sigara içmiyorum” ya da “Bu dönem tatlı almıyorum.” Kısa cümle hem sizi hem karşınızdakini rahatlatır.
Ne istediğinizi de söyleyin
İnsanlar yardım etmek ister ama nasıl edeceğini bilmez. “Bana ikram etme” ya da “konuyu açma” gibi net bir istek, iyi niyetli ısrarı önler.
Kimseye söylemek istemiyorsanız
Bu da meşrudur. Bazı kişiler için kararı sessizce yürütmek daha rahattır. Bu durumda takip için bir defter ya da bir uygulama iyi bir eşlikçi olur.
OZWELL sürecinde
Ön görüşmede bu konu da konuşulur: kiminle nasıl konuşacağınız, hangi ortamlarda zorlanacağınız. Çalışma kararınıza eşlik eder; kararı sizin yerinize vermez.
Sık sorulan sorular
Kararımı herkese söylemeli miyim?
Hayır. Araştırmalar bir niyeti geniş biçimde ilan etmenin bazen çabayı azaltabildiğini göstermektedir; iki üç kişi çoğu zaman yeterlidir.
Yakınlarımdan ne isteyebilirim?
Net bir istek iyi niyetli ısrarı önler: ikram etmemeleri ya da konuyu açmamaları gibi.
Kaynaklar
- 01Harkin, B., Webb, T. L., Chang, B. P. I. ve diğerleri (2016). Does Monitoring Goal Progress Promote Goal Attainment? Psychological Bulletin, 142(2), 198–229.
- 02Gollwitzer, P. M., Sheeran, P., Michalski, V. ve Seifert, A. E. (2009). When Intentions Go Public. Psychological Science, 20(5), 612–618.
- 03Cialdini, R. B. (2009). Influence: Science and Practice (5. baskı). Boston: Pearson.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve tıbbi tavsiye niteliği taşımaz. OZWELL biyoenerji çalışmaları tamamlayıcı, tıbbi olmayan ve farkındalık temelli bir uygulamadır; tıbbi tanı veya tedavinin yerine geçmez. Sağlığınızla ilgili bir endişeniz varsa lütfen hekiminize danışın. Deneyimler kişiden kişiye değişir.

