OZWELL

Biyoenerji

Biyoenerji nedir?

Herkesin bildiği ama adını koymadığı bir şeyin, sade bir anlatımı.

Herkesin bildiği ama adını koymadığı şey

Bir odaya girdiğinizi düşünün. Kimse konuşmuyor. Kimsenin yüzünde belirgin bir ifade yok. Ama içeri adım attığınız anda bir şey anlıyorsunuz: burada biraz önce bir tartışma olmuş.

Kimse size söylemedi. Bir kanıt görmediniz. Yine de biliyorsunuz.

Ya da tersi. Uzun zamandır görmediğiniz birinin yanına oturuyorsunuz ve daha tek kelime etmeden rahatlıyorsunuz. Omuzlarınız iniyor. Nefesiniz yerine oturuyor.

Bunları hepimiz yaşadık. Sonra da “sezgi” deyip geçtik.

Biyoenerji, geçmediğimiz yer. Bu hissin bir kaynağı olduğu ve o kaynakla çalışılabileceği fikri üzerine kurulu.

Alan

Biz buna alan diyoruz. Her canlı bedenin taşıdığı, çevresini saran ve içinden geçen enerji. Aura da denir.

Alan sabit değildir. Yıllar içinde biriktirdikleriyle şekillenir: dile gelmemiş gerginlikler, kapanmamış konuşmalar, tekrarlanan ve kırılamayan döngüler, gidecek yeri kalmamış yorgunluklar.

Bir örnek: uzun süre kullanılmamış bir odayı açtığınızda havanın ağır olduğunu hissedersiniz. Oda kirli değildir. Toz yoktur, koku yoktur. Sadece hava durmuştur.

İnsanın alanı da böyle durabilir.

Beden önce bilir

Bir duygu adını bulmadan çok önce beden onu çoktan bilmiştir.

Zor bir e-posta açmadan önce midenizin düğümlenmesi. Bir isim duyunca omuzlarınızın kasılması. Ne kadar irade harcarsanız harcayın hep aynı saatte aynı şeye uzanan el.

Bunların hiçbiri karar değildir. Karar öncesinde olur ve genellikle karardan daha güçlüdür. İnsanların “bırakmak istiyorum ama olmuyor” derken tarif ettiği şey tam olarak budur: zihin bir yöne, beden başka bir yöne gidiyor.

Biyoenerji çalışması zihinle güreşmez. Bedenin bildiği tarafla çalışır.

Uçmayı öğrenmek gibi

Bir kuş, uçmayı nasıl öğrendiğini bilmez. Kimse ona kanat açısını, rüzgârı, iniş hızını anlatmamıştır. Ama bir kuşun kanadına bir ip dolanmışsa, tüylerine bir yük yapışmışsa o kuş uçamaz. Uçmayı unuttuğu için değil. Üzerinde bir şey olduğu için.

Onu tekrar uçurmak için uçmayı öğretmeye gerek yoktur. İpi çözmek yeterlidir.

Bu çalışmanın dayandığı fikir bu. Denge öğretilmez, hatırlatılmaz, dışarıdan verilmez. İnsan dengesini bulmayı zaten biliyor. Yapılan iş, yolun üzerindekini kaldırmak.

Peki tam olarak ne yapıyoruz?

Çalışma sakin bir sohbetle başlar. Ne üzerine çalışılacağını birlikte netleştiririz.

Ardından yaklaşık iki saat süren birebir enerji çalışması gelir. Siz bu sırada rahat bir koltukta oturursunuz; uzanmanız gerekmez.

Bu sırada olmayan şeyler: dokunuş yok, herhangi bir madde yok, cihaz yok, iğne yok, kimyasal yok, ilaç yok, telkin yok, hipnoz yok.

Olan şey: dikkat, mevcudiyet ve alanda birikenin gevşemesi için açılan alan.

Gündelik hayatta neredeyse hiç karşılaşmadığımız bir şeydir bu: iki saat boyunca tek bir kişiye ayrılmış, bölünmemiş dikkat.

Ne hissedilir?

Değişir. Kimileri sıcaklık, tatlı bir ağırlık ya da içe yerleşen bir sükûnet tarif eder. Kimileri o an çok az şey hisseder ve farkı sonrasında, günün içindeki hâlinde fark eder.

Doğru bir tepki yoktur. Bir şey hissetmemek de bir tepkidir.

Ne değildir?

Bu, dürüst olmak adına en önemli bölüm.

Biyoenerji tıp değildir. Hastalık teşhis etmez, tedavi etmez, önlemez, iyileştirmez. Hekiminizin önerdiği hiçbir tedavinin, ilacın ya da takibin yerine geçmez ve alternatifi değildir. Mevcut bir rahatsızlığınız varsa hekiminizin takibinde kalmalısınız.

Biyoenerji bir inanç sistemi değildir. Herhangi bir dine, tarikata ya da öğretiye bağlı değildir. Sizden inanmanız istenmez.

Biyoenerji bir mucize değildir. Sonuç garantisi verilmez ve deneyim kişiden kişiye değişir.

Biyoenerji kararınızın yerine geçmez. Bir alışkanlığı gözden geçirmeye karar veren sizsiniz; biz o kararın etrafındaki alanla çalışırız. En önemli hazırlık, içinizde verilmiş dürüst bir karardır.

Devamı

Çalışmanın nasıl ilerlediği, hangi temalar etrafında yapıldığı ve nerede buluşulduğu ana sayfada anlatılıyor. Sorunuz varsa bir sohbetle başlamak her zaman mümkün.